30 Aralık 2010 Perşembe
27 Aralık 2010 Pazartesi
26 Aralık 2010 Pazar
Güzel Pazarlaraa
Uzun süredir pazar günlerini genelde tozarak geçiren ben çalışmaya başladığımdan beri artık dinlenmeliyim diye çığırarak geçiriyordum bir aydır bir türlü fırsat olmuyordu. o fırsat sonunda ele geçti xD o nedenle çok mutluyum bu pazar. büyük ihtimalle yarın sabaha kadar pijamalarımla ara ara kahvem, fonda güzel pazar müzikleri ya da güzel filmlerle bütün günümü yan gel osman modunda geçirmek istiyorum. hava da zaten yağmurlu felan. çokoş xD
23 Aralık 2010 Perşembe
YeniyılYeniyılYeniyıl
Yeni yıl ya umut taşıyoruz şu aralığın yarısından itibaren.. taşıdığımız umutlar yeni yıl eskiyene kadar çoğumuzun g*tüne giriyor orası ayrı bir konu elbette.. ben böyle aralık 20 den sonra pek bi içim içime sığmaz oluyorum. o güzelim vitrinleri gördükçe, o ışıl ışıllıkları gördükçe. o zaman diyorum kasımda aşk maşk başka değil anasını satim en güzel bu zamanda aşık olucaksın xD en baba ay Aralık diyorum ondan sonra. oo o on gün sürekli planlarla hazırlıklarla geçio felan. ama Ocak 1 dediğin anda aklıma direk o lanet olasıca baş ağrısı, bi garip mide bulanıklığı felan gelio. sonra bi bakıosun herşey aynı. skeyim bu aşkın ızdırabını diyim yaşamaya devam ediosun felan ya.. burdan sonrası tatsız zaten.. ama bu on günlük dönem çok süper be! hadi neyse ben gideyim en iyisi. haydi öpito
18 Aralık 2010 Cumartesi
Tote.m
Ben bugün çok mutluyum mesela. tabi o mutluluk g.tüme girmesin durup dururken de.. işte ne diyordum? ha evet mutluydum xD aslında saçma sapan bi o kadar yorgun koşturmalı bi gündü ama içinde güzel anlar vardı. yakalanan güzel ayrıntılar vardı. <3 şimdilik tek temennim ikinci cümledeki olayın gerçekleşmemesidir xD şimdi totem yapıyorum ben. bi daha bu konudan hiç bahsetmemeye çalışaceğim sonra bakalım nolcek.. mihihih -uffgülüşebakarmısınkendimdentiksindimyeminlen-
17 Aralık 2010 Cuma
Diş Belası
Lanet olasıca 20lik dişlerden çektiğim kadar çekmedim başka bişeyden... abi 18 yaşımda bi başladı bunlar çıkmaya bunca sene geçti hala çıkıolar. mınakoyim zaten 4 tane diş çıkçak topu topu neden böyle oluyor diyordum kaç zamandır. Dün gittim sonunda dişçiye. ama nasıl iki gündür ağzımı açamıyorum çenem çarpılmışlara döndü. Kulaklarıma boynuma kadar vurdu ağrısı. su dahi içemiyorum geçmio boğazımdan.. problem diş etimin çıkıcak olan dişin üzerini tam diş çıkmışken kapamasıymış. ameliyat dedi doktor. diş etimi kesçekmiş herif. hee dedim kes canım sana feda olsun!! kaçış o kaçış dişçiden ama çok pis ağrı yapıo hacı. konuşamıyorum bile o derece.. herneyse aşk acısı felan yalanmış yani en baba acı diş ağrısı.. Öperim
12 Aralık 2010 Pazar
Karmaşa
Yaklaşık yedi kez yazılıp silinen bir yazının ilk cümlesini yazmak için nerdeyse kıvranıyorum... iki kelimeyi dahi biraraya getirmekte zorlanırken içimde enteresan şeyler oluyor. Ne olduğunu çözmek için düşünüp duran tavuklar gibiyim... Hiç konuşmadan gözlerimin taa içine bakan bir çift göz var hayatımda şu sıralar. iletişimimiz sayılı cümleden ibaretken bakışların bir dünya şeyi anlattığı. Sürekli inkar ederken ben sürekli istemiyorum derken ben bi yanım delicesine çığlıklarla tam tersini haykırıyor. ben gerçekten istemiyorum. bana gerçekten çok zor geliyor bazı şeyler. ben bir daha yenilmek istemiyorum o lanetli kelimeye...
7 Aralık 2010 Salı
2 Aralık 2010 Perşembe
Uzak
Bazen bazı insanlar hayatımdan çıkarıyorum. Bazıları beni çıkarıyor felan. ama ben her defasında "şükürler olsun ki hayatımda değil" cümlesini tüm içtenliğimle sarfediyorum. Bugün mesela. Bir zamanlar hayatımın odak noktası olan ama sonrasında bana en büyük kazığı atan insanla karşılaştım. Rahat bir nefes aldım. İyi ki dedim.. iyi ki benden uzakta.
Dizi Tanıtıyoruz Vol. II
Evvet yeni dizimiz yukarıdaki afişte gördüğünüz dizi. Dizimiz bir zombi kıyametinin sonrasını konu edinmekte.Başrol oyuncumuz R.ic.k polis memurudur. Kaçan arabalı bir hırsızı yakalamak için girdiği çatışmada komaya girmiştir. Komadan uyandığında ise yaşadığı şehrin harabeye dönüştüğünü ve çevredeki ölüleri gören R.i.ck için artık herşey alt üst olmuştur.İzlediğim saçma sapan zombi dizilerinden sonra bu dizi kendisine bağlamıştır beni. 5 bölümü iliğim kemiğim birbirine geçerek gergin bi şekilde tamamladıktan sonra 6. ve son bölümü heyecanla beklemekteyim. Dizi maalesef ki cee eee diyerek sezon kapatıyor. En çok içimi burkan da bu zaten:p hiç sezon arası vermesin istiyorum xD Neyse.. İzleyin izlettirin efenim.
30 Kasım 2010 Salı
Boşluk
Geceleri sabahlara kadar oturup gün boyu uyumaa mevsimi geldi. Uğraşmak için bir şey kalmayınca insanın düştüğü o lanet olasıca boşluk... uyusaaann ne gerek var nasılsa yarın yapabileceğin bir şey yok.. uyumasaan boş boş vakit geçmek bilmiyor. ne kadar aptalca bağlanmışım şu sınav olayına. zaten hep böyle aptalca bağlanmalar yüzünden hüsrana uğrarım sık sık. bu da atlatılır elbet.. sarılacak bişeyler arıyorum şu vakit.Yemek kursuna gidebilirim mesela.. ya da gidip saatlerce araba kullanabilirim.. Boşluk işte
28 Kasım 2010 Pazar
18.38
O güzelim sınav bugün bana girdi. Sadece bana da değil üstelik. bu sınava "önlisans" alanından giren herkese girdi. Bizden önce lise mezunları girdi bu sınava. bikaç tanıdıkta vardı araştık hemen. çok kolay dediler. hiç korkma dediler. stresten ağlama aşamasındayken sakinleştim bunlar üzerine. Sınav salonuna geçtim. deniz manzaralı. harika dedim. tüm bunlar iyiye işaret. o güzel deniz manzarasında çözcektim o soruları. ö.s.y.mnin verdiği kalemler dağıtıldı. iki kalem -allah için kalemler bildiğin faber felan iyiydi yani- bi kalemtraş,bi silgi-ki bu ikisi hayatımda gördüğüm en adı silgi ve kalemtraştı- bi peçete üç adette Ol.ips naneli şeker... derken soru kitapçıkları dağıtıldı c grubuydum. direk son sayfadaki genel kültür sorularına bakayım dedim ilk şok orda yaşandı zaten. 4 ekim tarihinde alüminyum atıklarıyla ilgili bi ülkede bişiler olmuştu soru o hangi ülke diye sormuşlar. olayı hatırlıyorum ama neresiydi hiç aklımda değil.. derken onu hemen unutmaya çalışıp türkçeye başladım. ilk sayfadaki 4 soruyu yaklaşık on dakika çözemedim. okuyamadım bile. kilitlendim. ardından yarım saatte tüm paragrafları bitirdim. zordu ama vakit sorunu olmasa rahatlıkla çözülebilecek sorulardı. sonrasında matematik ki bitiren buydu beni. kendime en güvendiğim derste bu kadar zorlanacağımı düşünmüodum. 20 tane zar zor yapabildim. tarih çok zor değildi coğrafya da öyle ama genelde bakarsak acayip zorlamışlar. acayip kasmışlar. yeni anayasa değişikliğiyle ilgili soru sormuşlar felan. bakalım ya şimdi bana bu kadar kötü gelio yeni diye herhalde bakınca bilmiorum ki.. off
10.46
O lanet sınava giricem saatler sonra. inanılmaz kötü bi haldeyim. sürekli kendimi rahatlatmaya çalışsam da çok pis duygular yaşıyorum şu dakika. bu sabah hiç kalkasım gelmedi.. bu sabah aynada kendime iğrenç ötesi gözüktüm. bu sabah kimseye günaydın demedim. bu sabah en boktan sabah... Karnımda bi boşluk. midem bi garip. Neden diyorum neden böyle stres yapıosun yahu yapma sakin ol ama yok. ya sınav salonuna girerken bi aksilik çıkarsa. ya yetişemezsem. ya oturduğum sıra tangırdarsa aklıma milyon tane ya öyle olursa geliooo.. kurtarın beniiiiğğğğğ
27 Kasım 2010 Cumartesi
Geçmezdi Aklımdan
Buraya aslında bişeyler yazmak için geldim yine ben... yazdımda. sonra baktım. vazgeçtim yayınlamaktan. Can sıkıntımı bu kadar dışa vurmamalıyım dedim sonra. Bıraktım onu bi kenara. En güzel gülümsememi takınıp bakıyorum şu dakikada ekrana... düşünüyorum bir anda herşeyi.. Tüm yenilmişlikleri,tüm aldatılmışlıkları, tüm olumsuzlukları, tüm darbeleri, tüm arkadaşlarımıi tüm akrabalarımı,tüm eski sevgililerimi... ama hepsini gülümseyerek düşünüyorum. İyi ki varsınız hayatımda. iyi ki geçtiniz hayatımdan. Ama bu defa ki oldukça uzun sürdü. Lütfen geçin bir an önce...
24 Kasım 2010 Çarşamba
Kutlu Olsunn!!!
Bu öğretmenler gününü çok seviyorum ben. Öğretmen olsaymışım herhalde günüm bu gün olurdu doğum günü felan hikaye. bugün de dersanede hem son günümdü hem de öğretmenler günü olunca ellerimle muffin yaptım onlara xD yedik güldük ettik. bide yaşlarımız da yakın olunca öğretmen öğrenci ilişkisinden farklı bi boyutta bi ilişkimiz oluyor.
mesela matematik öğretmeni adamla aynı okuldan aynı dönem mezun olmuşuz muhabbet bomba dönem başından beri aldığım tüm birebirleri muhabbetle geçirip zil çaldığında "öeh be bi soru bile çözemedik yine" cümlesini sarfediyoruz..
mesela ilkokul öğretmenim hayrandım kadına. tek idolüm oydu. sınıftaki herkesi "ay bunun ablasını tanıyorum" "ay bunun teyzesini tanıyorum" diye geçirirdi kolay yoldan xD
sonra üçüncü sınıfta bıraktı bizi. kahrolduk sınıfça. ağladık evine gittik dön nolur diye. dönmedi. yerine yeni öğretmen gelene kadar bi kaç günlüğüne anasınıfı öğretmeni geldi dersimize boş kalmayalım diye. hatun anasınıfı oyunları oynattı iki gün boyunca.. sonra yenisi geldi aman allahım nasıl bi cadı bi kadındı anam anam. yüzünü göstermesin allah bi daha. öyle nefret ettim o kadından. paçozzz!! "eeaaaayyhh" diye bi bağrışı vardı hala kulaklarımda çınçın çınlar. yılsonu müsamerelerinde sıpays görls yapardı bizi. erkeklerde birka.ç.iyi.a.dam olurdu. sınıfın diğer kızlarından da ç.ıtır.k.ızlar felan yapmıştı..ıyyy
Mesela lisede çok cins hocalarım vardı. farkındaysanız artık "hoca" öğretmen değil.disiplinin dibinde bi okuldaydım. kırmızı formamız, kırmızı tokamız ve siyah ayakkabılarımız dışında giyinen olursa direk uzaklaştırma alıolardı ki benimde almışlığım vardır o derece xD Sarı bot almışım o sene. nerdeyse bi yıllık harçlıklarımı biriktirip. ilk gün giydim yepyeni gittim okula ama o derece kuull "ayakkabımla döverim sizi şırfıntılar" edasıyla geçiyorum okul kapısından. müdür gördü elbet. elindeki siyah boyayla botları boyamaya kalkmaz mı.. işte o an koptu kayışlar ortalığı ayağa kaldırdım. sonra mı? bi hafta uzaklaştırma:p üniversitedeki hocalar iste bambaşka bi konu.. ona da dalarsam çıkamıcam biliyorum. en iyisi ben gideyim xD
mesela matematik öğretmeni adamla aynı okuldan aynı dönem mezun olmuşuz muhabbet bomba dönem başından beri aldığım tüm birebirleri muhabbetle geçirip zil çaldığında "öeh be bi soru bile çözemedik yine" cümlesini sarfediyoruz..
mesela ilkokul öğretmenim hayrandım kadına. tek idolüm oydu. sınıftaki herkesi "ay bunun ablasını tanıyorum" "ay bunun teyzesini tanıyorum" diye geçirirdi kolay yoldan xD
sonra üçüncü sınıfta bıraktı bizi. kahrolduk sınıfça. ağladık evine gittik dön nolur diye. dönmedi. yerine yeni öğretmen gelene kadar bi kaç günlüğüne anasınıfı öğretmeni geldi dersimize boş kalmayalım diye. hatun anasınıfı oyunları oynattı iki gün boyunca.. sonra yenisi geldi aman allahım nasıl bi cadı bi kadındı anam anam. yüzünü göstermesin allah bi daha. öyle nefret ettim o kadından. paçozzz!! "eeaaaayyhh" diye bi bağrışı vardı hala kulaklarımda çınçın çınlar. yılsonu müsamerelerinde sıpays görls yapardı bizi. erkeklerde birka.ç.iyi.a.dam olurdu. sınıfın diğer kızlarından da ç.ıtır.k.ızlar felan yapmıştı..ıyyy
Mesela lisede çok cins hocalarım vardı. farkındaysanız artık "hoca" öğretmen değil.disiplinin dibinde bi okuldaydım. kırmızı formamız, kırmızı tokamız ve siyah ayakkabılarımız dışında giyinen olursa direk uzaklaştırma alıolardı ki benimde almışlığım vardır o derece xD Sarı bot almışım o sene. nerdeyse bi yıllık harçlıklarımı biriktirip. ilk gün giydim yepyeni gittim okula ama o derece kuull "ayakkabımla döverim sizi şırfıntılar" edasıyla geçiyorum okul kapısından. müdür gördü elbet. elindeki siyah boyayla botları boyamaya kalkmaz mı.. işte o an koptu kayışlar ortalığı ayağa kaldırdım. sonra mı? bi hafta uzaklaştırma:p üniversitedeki hocalar iste bambaşka bi konu.. ona da dalarsam çıkamıcam biliyorum. en iyisi ben gideyim xD
23 Kasım 2010 Salı
Sı.na.vs.ına.vsı.na.vs.ın..avs.ın.av
Allahın belası sınavlar ömrümü çürüttü be!! Hemen hemen yılın yarısını harcadığım sınav pazar günü. stresin bini bin para... bi an önce bitse de geçse... üzerimdeki psikolojik baskı anlatılmaz yaşanır. En son kurs müdürünün " yaparsın sen yea sen yapmıcan da kim yapçak" diye bana biraz daha çalışmam için gaz vermeye kalkmasıyla skerim bu aşkın ızdırabını beeeğğ diye çığırdım tutamadım kendimi. Adam saatlerce güldü. devamında gün boyu her gördüğünde "öyle demek" diye laf çarptırdı. beklemiodu tabi benim gibi uslu sessiz birinden böyle bişi.. ayaklanırım uleynn!! neyse seviyorum kendisini. Abim gibi bildiğimden onla böyle rahat konuşmam. neyse ona nerden geldiyse muhabbet. işte böyle. pazar günü o sktiğimin sınavını dört gözle bekliyorum.
21 Kasım 2010 Pazar
18 Kasım 2010 Perşembe
Mesela
Bu kadar yorgun bu kadar kalabalık bi bayram geçirmemiştim. Yorgunluk diz boyu. Ama inanılmaz iyi geldi bu iki günlük ara. Mesela dün gece hayatımın en güzel gecelerinden biriydi. Şimdi şehir merkezinde ne kadar geceler güzel, yıldızlar harika desekte güzel değil arkadaş... şehir dışında apartmanların olmadığı bi yerde sadece bir kaç sokak lambası ve ay ışığı eşliğinde yapılan yürüyüş,apartmanlar arasından oyh yıldızlar olayından çok çok uzak... Kasım ayı soğuk felan dedik akşam da ama değildi.. Hava soğuk ama üşütmeyen bi soğuk. mesela gecenin bi kokusu olduğunu farkettim. ay ışığının nasıl da aydınlattığını farkettim. sadece gündüzleri bir iki arabanın geçtiği yolda uzanıp ayı ve yıldızları izlemenin zevkini yaşadım mesela. bundan sonra bissürü apartman arasından bakıpta ay ve yıldızlar hakkında yorum yapmayacağım mesela bundan sonra. -ne kadar çok "mesela" kullandığımı farkedip konu başlığını yaptım şu dakika- Sanırım benim aklım karıştı.. ya da yaşadıklarımdan çok etkilendim. Yukardaki mavi saçlı hatun da benim paint çizimim xD Nasıl olmuş??
16 Kasım 2010 Salı
Mutlu Bayram? Çikolata Yemeden?
Şu bayramlar rejimde olan insanlar için ne kadar kötü bir durumdur yahu.. valla. şu an karşımdaki masada bir kase dolusu çikolata. mutfakta baklavalar,zeytinyağlı yaprak sarmaları,cevizli lokumlar,kekler... oturduğum yere çivileyesim geliyo kendimi. yok allahtan oraya buraya gezmiyoruz en azından bayramın birinci günü. ama yarın nolcak hiç bilmiyorum. Anane evi.. ye kızımlar.. ama olmaaz ki ama... Bu arada sevdiklerinizle birlikte mutlu bayramlarrrrrr xD
14 Kasım 2010 Pazar
Şöyle Upuzun, Gür Saçlarım Olaydı Nolurdu?
İnsanın uğraşabilecek bi sevgilisi olmayınca kendiyle uğraşır ya. işte bende iki ay önce başladım uğraşmaya. rejimdeyim bebeyim oo yee diye dolaşıyorum günlerdir. kilo veremiyorum orası ayrı da işte dün gece de saçlarıma vurdu bu uğraş. zaten kısaydı saçlarım. omuzlarda felan. kırıkları bahane ederek oturdum koltuğa yanımda da arkadaşım F. o da sevgilisinden yeni ayrılan güçsüz savunmasız kadınlardan. boyatıcak o. köklü değişim bakır 'dan kahverengiye dönücek. bi yandan da benimde kafama girmeye çalışıo. "ya kızım sana da kızıl harika oluodu hayatının hatasını yaptın siyaha dönerek" diye ama yok ben kestircem. kuaför şırfıntısı "ne kadar keselim tatlımmm" diye böyle elinde makasla "nihaha seni mahvedicem" edasıyla kikirderken sesim kedi gibi çıkıyor "şey kırıklarını alın sadece " ee sen bi kuaförün önüne "kırıklarımı alın" sadece diye oturursan kuaför seni becerir. evet kırıklarımı aldı. kırptı. sana güzel bi model yapalım diyerekte şimdinin modası önü uzun arkası kısa bi model çıkardı ama ensemi açtı. bir gelse enseye bi şaplak atsa atar yani o derece kısalttı saçımı. fön çekti felan uuu güzel oldu sanırım dedim o an ama sabah kalktığımda aynada kendimi gördüğümde acı gerçekle yüzleştim. kaltak karı beni götüne benzetmişti bile. şimdilerde yeni bir depresyonun eşiğindeyim. benim kadar saç saç diye ölen biten birinin bu hale gelmesi inanın dünyanın sonu olabilir.
Günün Şarkısı
Günün Şarkısı
10 Kasım 2010 Çarşamba
Ben bugün
-sabah çok erken kalktım..
-saçlarımı iyice kestirsem mi diye düşündüm.
-günlerdir tamamlamaya çalıştığım yazıyı yırtıp attım..
-çektirdiğim vesikalık fotoğrafları aldım. beğendim ilk kez bi vesikalık fotoğrafımı
-3 litre su içtim.
-sadece bir dilim ekmek yedim.
-ıspanak yemeği yapmaya çalıştım. yaptım. ancak kimse yemedi :p
-Burak ile tavla oynadım, yenildim.
-can sıkıntısından patladım
-aptal aptal diziler izledim.
-sanırım bugün yine o aptal boş günlerden biriydi. gideyim en iyisi ben..
Günün Şarkısı
-sabah çok erken kalktım..
-saçlarımı iyice kestirsem mi diye düşündüm.
-günlerdir tamamlamaya çalıştığım yazıyı yırtıp attım..
-çektirdiğim vesikalık fotoğrafları aldım. beğendim ilk kez bi vesikalık fotoğrafımı
-3 litre su içtim.
-sadece bir dilim ekmek yedim.
-ıspanak yemeği yapmaya çalıştım. yaptım. ancak kimse yemedi :p
-Burak ile tavla oynadım, yenildim.
-can sıkıntısından patladım
-aptal aptal diziler izledim.
-sanırım bugün yine o aptal boş günlerden biriydi. gideyim en iyisi ben..
Günün Şarkısı
9 Kasım 2010 Salı
Mutluluk Yakın Aslında
Bazen diyorum ki biyolojik yaşım acaba yanlış olabilir mi? ya da hormonal bir sorun yaşıyo olabilirmiyim diye. neden mi? sen şimdi bana de ki haydi sapkadacikan gel ip atlayalım felan koşarak gelirim abi xD küçükken paso tepinirdik. üçgen vardı bide 6 kişi oynanıodu felan tüm kuralları aklımda. ya da şu pamuk şekerciler vardır. böyle dönen bişeyin içinde hoppp pembe pembe pamuk şekeri oluşur. işte saatlerce onları izleyip sonrasında afiyetle bi on onbeş-yersen- pamuk şekerini mideye indirebilitem var. ya da şu içine deterjan koyup sapındaki yuvarlak şeyden üfleyince baloncuklar çıkaran nesneyi tansiyonum düşene kadar üfleyebilirim. ya da ortada sıçan oynayabilirim. hele şu uçan balonlar yok mu.. işte bittiğim şeydir bu. bi balona kanan bi tipim xD Hediye denince benim aklıma hep balon gelir mesela. En güzel doğum günü hediyem odamın tavanındaki bissürü balondur mesela. ya da çocukları hastalandığında ona çorba yapan ilaç içiren anne babalar vardır. işte benimkiler öyle değil mesela.Ellerinde balonlarla gelir bizimkiler. Bikaç balonla iyileşebilirim hemen xD işte herneyse pamuk şekerden girip balondan çıktık. sanırım biyolojik yaşım,vücut yaşım ve ruh yaşım birbirinden apayrı. dengesizliğin nedenini buldum sanırsam xD

7 Kasım 2010 Pazar
Alışveriş Çılgınlığı
Ben oldum olası alışveriş merkezlerinden nefret etmişimdir. bunun kaynağı alışveriş yapmayı sevmemem de olabilir büyük ihtimalle. tüm mağazaları tek tek gezmektense ürün kataloglarına bakarım netten. beğendiğimi gider bakarım beden problemi yaşamamışsam alır gelirim. yoksa öyle saatlerce mağaza mağaza dolaşmak ölüm gibi gelir bana sonrasındaki 3 gün kendimi toparlayamam. işte bu kadar sevmiyorum sevmiyorum dedikten sonra bugün sabahtan beri 3 avm gezerek hayatımın en azaplı gününü geçirdim. Deneme yaptık aslında :p bi nevi iddia. arkadaşlarımla gelirsin gelmezsin, dayanırsın dayanamazsın... dayandım evet. çok enteresan manzaralarla karşılaştım ancak kendimi bi toparlamam lazım. ondan sonra gelip yazıciimm..
Günün Şarkısı
Günün Şarkısı
6 Kasım 2010 Cumartesi
Geçiyordum Uğradım
Karar verme zorluğu yaşıyorum son günlerde.. mesela yazıya resim ekliyordum tam vazgeçtim... film izlicektim dolsun izlerim dedim doldu kapadım izlemeden. tek kelime edesim bile yok gerçi. öylesine geçiyordum uğradım..
2 Kasım 2010 Salı
Dizi Tanıtıyoruz Vol.I
Evvet dizi tanıtıyoruz :p -çok lazımdı-
Ben şimdi severim böyle vampir olsun fantastik olsun filmleri dizileri... bu diziyide 2. sezonu biterken hadi bi izliim diye başladım ki sanıyorum ki 3 günde iki sezonuda bitirdim.. şimdilerde ki daha baya bi süre beklicem sanırım 4. sezonunu beklemedeyim... Dizi Char.laine HArri.s' in Southern V.amp.ire Series isimli kitaplarından esinlenerek çekilmiş. Başrolde An.na Pa.quin ve S.tep.hen M.oy.er bulunmakta... T.rue B.lood adındaki sentetik kanın üretilmesi sonucunda insanlarla vampirlerin birarada yaşaması olarak başlayan konu çeşitli enteresanlıklarla sürüyor.. An.gel Buf.fy ile başlayan vampir alışkanlıkları burda alt üst oluyor diyebilirim. Haç, sarımsak gibi objeler yok mesela:p Şimdi hiç burun kıvırmayın ıyy alacakaranlıkta izler şimdi buu diyee.. izlerim ne var.. fikir sahibi olmak gerek değil mi? hem sen izlemedin mi? heheh herneyse.. E.ze.l'i izleyeceğime bunları izlerim ne var xD neyse neyse diziye dönüyorum. Şimdi başrolde ki hatun bi kere filme önyargıyla başlamama sebep olmuştu ki gördüğüm vampir arkadaş beni benden almıştı.. edvıır.ddd offf toparlayamıyorum konuyu koptu kayışş xD
Jenerik müziği vardır birde dinlenesi.. J.ace E.vere.t.t- B.ad Thi.ngs
Sonuç olarak bu arkadaş beni benden alır... Dört gözle beklerim yeni sezonu..
1 Kasım 2010 Pazartesi
Sinir Taşması..
Öyle sinirliyim ki kaç gündür...hala şu kpss mevzuu dönüp dolaşıyor aklımda. haberlerde gördükçe tüylerim diken diken oluyor. 2008'de de girmiştim bu sınava ama yeşillik olsun diye daha okulum devam ediyordu öylesine bi kendimi denerim diodum.. bu sene hep diyorum ya yaz başından beri dersanedeyim diye... tüm yazımı bu sınava harcadım ben. tüm yaz olsa sadece yemin ediyorum ömrümün yarısı gitti ya... 2 seneye yakın bi süredir işsiz olan biri için bu sınav gerçekten bi çıkış yolu olabilir hele ki benim için...o sıcaklarda dersanelerde götüm pişti.. beynim burnumdan aktı. yine çalıştım.derken kopya iddiaları çıktı. cemaat dediler. sinirlerim iyice hopladı. küpelerle saatlerle kopya çekmişler ya düşünsene... bu olay sadece bu sınavda olmadı ki.. sadece patlak verdi burdan.. öss'de de oldu dgs'de de.. belki bu zamana kadar hep hakkımız yenildi. nasıl bir insandır bunlar böyle hala düşündükçe sinirden kıvranıyorum. nasıl allah yolunda bu insanlar? herneyse.. önlisans mezunu olduğum için sınavım ertelendi.. tarih belli olmadı.. dersane bitti.. motivasyon sıfırlandı.. şimdi mi? işte kasım 28de benim sınav. aylardır süren bu karmaşada ne heves kaldı ne istek.. bir de pazar günkü sınavda insanlara yapılanları görünce kimbilir bizim sınavlarda napıcaz dedim.. iyice gitti hevesim.. öğrencileri 2 saatte içeri almışlar.. başı açık öğrencileri didik didik aramışlar alyanslarına kadar çıkartmışlar başı kapalıların ise sadece kulaklarında küpe var mı yok mu ona bakmışlar.. alyans ya incecik alyans bu.. alyansla kopya çekilio zaten ama türbanla çekilmio.. onlar namuslular kopya felan çekerek kul hakkına girmezler.. zaten soruları da götleri açık olan bizler çaldık..gidişatımız gerçekten çok kötü... belki biz görmeyiz ama çocuklarımız başları açık diye taşlanabilir böyle giderse..
31 Ekim 2010 Pazar
- Geceler ne kadar uzadı yahuu.. kaç saattir oturuyorum gece bitmek bilmiyorrrrr..
- Saç boyamama rekoruma koşuyorum bildiğin..
- k.p.s.snin eğitim bilimleri bölümü tekrar edildi bugün.. çekilen kopyalar zoruların kazıklığı olarak öğrencilere geri dönmüş durumda.insanların parmaklarındaki alyansları bile çıkarttırırken başı kapalı insanlar sıradan bi aramayla içeri alınmış resmen..bu nasıl çelişki anlayamıyorum.. sinirlendim yine. kimbilir bize nasıl sorular sorcaklar kasım 28'de
Misafir Ol Gel Bana, Örgüler Öreyim Sana
Enteresan bir workshop deneyimi yaşadım. böyle pek el işleriyle aram yoktur benim. şiş tutmayı felan bilmem. ya da okuduğum bölümün aksine dikiş felan bilmem. yapamam yani. annemin bütün çabaları hep başarısızlıkla sonuçlanmıştı ki bugüne kadar:p yok yok yine bi şaheser yaratmadım elbet ancak örgü örebilmeye çalışıyorum. Annemcim kolumdan sürükleyerek bi atölyeye götürdü bugün beni. "hadi bakalım meditasyona başlıyoruz" diye. bi elime yumak bi elime şiş.. atölyedeki hocanın annemle muhabbeti, benle geçtikleri dalgalar... akşama kadar zaten gözlüklerden dolayı nevri dönmüş bu bünyeyi mahvetti. ama sonunda azmin zaferi olarak bişiler öğrendim sanırsam.. artık gelsin atkılar şallar:p isterseniz size bile örebilirim auehaheuhe xD artık neye benzer bilemiyorum.. ama uzunca bi süre elime ip, şiş felan almak istemiyorum sanırsam :p neyssee..
Günün Şarkısı
Günün Şarkısı
28 Ekim 2010 Perşembe
Günün Şarkısı
Sapkadan Cıkan kendi küçük kasabasından bildiriyor;
-burda gökyüzü delinmiş gibi sayın Bi.ra.n.d.. halk, evlerinde mahsur kalmış bir vaziyette. Bizi de görüyorsunuz kameraman arkadaşımla sıçana dönmüş durumdayız.Burdan aktaracaklarım bu kadar. Söz sizde. b.i.ra.nd..
Nouvelle Vague-in a manner of speaking
-burda gökyüzü delinmiş gibi sayın Bi.ra.n.d.. halk, evlerinde mahsur kalmış bir vaziyette. Bizi de görüyorsunuz kameraman arkadaşımla sıçana dönmüş durumdayız.Burdan aktaracaklarım bu kadar. Söz sizde. b.i.ra.nd..
Nouvelle Vague-in a manner of speaking
27 Ekim 2010 Çarşamba
26 Ekim 2010 Salı
İç Ses Patlaması
Şu an deli gibi şu şehirden uzaklaşma isteği duyuyorum. Birinin bana "hadi" demesi lazım... Nolur biri çıksın..
25 Ekim 2010 Pazartesi
A.ma B.üyü.medim. Bir Gün B.ile B.üyü.medim
Şahit oldum şahiittt!! Nikah şahidi hemdeee!!! xD eheheuheu bu gece arkadaşım evlendi beniimm.. haberim yokken bi anda şahit oluverdim. anam bende bi heyecan bi heyecan. sanki o gece büyük "evet" i ben söylicektim. alt tarafı "şahitler siz şahitlik ediyor musunuz?" sorusuna "evet" dicektik. baya bi dizlerim titredi. herneyse atlattık. mutlu olsunlar onlar ömür boyu. sonra elimde olmadan düşünürken buldum kendimi. acaba ben neler yaşıcam diye. nasıl bi telaşedir düşünsene. şöyle bi bakıyosun neler lazım, neleri unutmamak gerek... uff dedim şimdiden listeler hazırlamak gerek böyle zamanlar için. benim öyle bi durumda hiç bişey kalmaz ki aklımda. hele o düğün günü aman allahım. düşündüm elinin tutacağım, dans edeceğim, gözlerine bakarken eriyebileceğim adam kim olacak diye.en çok o zaman kalbim çarptı. eski sevgililerimin hiç birinin orda yanımda duramayacağını tekrar anladım. evet her genç kızın hayali olabiliyormuş böyle. benim hayalim değil-yersen- sadece düşünüyorum öylesine. bunları yazmamın sebebi sanırım bu yaz çok düğüne gitmem olsa gerek.
14 Ekim 2010 Perşembe
Yağmur
Fotoğrafsız bi yazı olsun istedim...sanki havanın fotoğrafa ihtiyacı yok gibi. nesi mi var havanın? soğuk değil kırıldı o buz gibi ayaz. sakinnn ama deli gibi yağmur yağıyor iki günden beri. herneyse.. haftasonu bir istanbul seyahati yaptım ki sormayın..kulağımda güzel sakin yağmur şarkıları, elimde kitabım. iptal olan feribot seferleri üzerine kocaeli üzerinden karadan istanbula yolculuk... çokoş çok huzurluydu...bunu söyliim dedim..
neredeyse her hafta başı başladığım ama saatler sonra bıraktığım rejimlerden birine daha başlamıştım bi ay önce evet hala sürdürmekteyim. rekora mı koşuyorum ne? 4 kilo gitmiş durumda. bir de kıçımı kaldırıp spora gidebilsem çok süper olucak ama bakalım artık o da olur inş. hadi ben gideyim bari. öptm kib bye
neredeyse her hafta başı başladığım ama saatler sonra bıraktığım rejimlerden birine daha başlamıştım bi ay önce evet hala sürdürmekteyim. rekora mı koşuyorum ne? 4 kilo gitmiş durumda. bir de kıçımı kaldırıp spora gidebilsem çok süper olucak ama bakalım artık o da olur inş. hadi ben gideyim bari. öptm kib bye
11 Ekim 2010 Pazartesi
Küç.ük B.ir Ç.ocukken
http://fizy.com/#s/1lu55d
Çocukken her şey nasılda güzeldi. düşünmemiz gereken bu kadar şey yokken, yüzeyselken herşey... Kaygı duymazken bu kadar.. uçsuz bucaksız hayal kurabilirken.. bu kadar kazık yememişken...
Çocukken her şey nasılda güzeldi. düşünmemiz gereken bu kadar şey yokken, yüzeyselken herşey... Kaygı duymazken bu kadar.. uçsuz bucaksız hayal kurabilirken.. bu kadar kazık yememişken...
6 Ekim 2010 Çarşamba
Uykum Geldi Sanırsam :hönk:
Kışın gelmesine deli gibi seviniyorum. Buz gibi havada üst üste giyinmeyi, burnumu çeke çeke sokaklarda kocaman botlarla kocaman montlarla dolaşmayı seviyorum. Kırmızı ceketim ve mor şapkama bayılıyorum. bir an önce kar yağsın istiyorum. Kış bunalımına girip günlerce karanlık odamdan çıkmamak istiyorum.
Bir yandan da şunu dinleyin bu havalarda bire bir; http://fizy.com/#s/1lx5km
Öperim.
Bir yandan da şunu dinleyin bu havalarda bire bir; http://fizy.com/#s/1lx5km
Öperim.
3 Ekim 2010 Pazar
Düğün Dernek
Bir düğüne gittim bu gece...Aslında bu düğünler başlı başına bi roman konusu bence.. hele düğün biraz rahat bir ortamdaysa. rahattan kastım bildiğin çiftetelli çalınan, halay çekilen felan. O kadar çeşitli insan gördüm ki bu gece böyle çeşidi ta.ksi.m de bulamazsınız xD Düğünden telefona alınmış notlar-ikinoktaüstüste-
- Türk erkekleri aşırı korumacı. kıskançta diyebiliriz buna.
-Gelin ve damat pek bi mutlular. ne güzel.
-fotoğraf çekilirken neden herkes başını 45 derece sola yatırır?
-erkekler oynamayı beceremio.
-annelerinin iteklemeleriyle piste çıkan kız sayısı 4 ya da 5
-topuklu ayakkabıyla yürümeye çalışırken koşan Bi.h.ter durumuna düşen kız sayısı 7
-avını bekleyen avcı gibi kızları kesen erkek sayısı 232712634108
-çocukları peşinde koşan baba sayısı 5
böyle yazarken yazarken tüm yazma isteğim gidio yauu.. Zaten düğünleri de oldum olasu sevmem. -evdekaldığımdanolmasınsakın auehauhuahe- hadi öptm bye kib
30 Eylül 2010 Perşembe
27 Eylül 2010 Pazartesi
Başlık Bulma Sorunsalı
- Cağnım kpss sınavımın tarihi belli oldu söylemişmiydim?
- bu rejim çok pis bişey hacı.. valla yaşamaktan tat almıyorum bildiğin. böyle hayat bi boşş bi anlamsızzz :p
- uzun zamandır madde madde yazmıodum iyi oldu xD
- dayanamadım yine siyah olan saçımın bi kısmını kırmızı yaptım. çok mutluyum o nedenle şu sıralar..
- günde 3 litre su içiom hacı ölcem su patlamasından
- bu mevsim değişmelerini hiç sevmiyorum. -gerçi ben yaz ve kışı da sevmiyorum ya neyse- işte bu baharlarda böyle bi belirsizlik olur. herşeyde bu oynaklık söz konusudur. ince giyinirsiniz hava götlük yapar yağmur yağar. kalın giyinirsiniz tüm gün kıçınız pişer. her türlü boka batık yani.. zaten yeni sezon da oluyor. maşşallah fabrikatör olmak gerek bu devirde..
- elimde 1000den fazla eski fotoğraf var hemde kanlı canlı elimde yani. hepsi siyah beyaz.. gün aşırı hepsini seviyorum...
- av.eaya kıl olmaya başladım terkedicim kendisini az kaldı. alo diyene kadar bi dünya kontörüm gidio bildiğin. artık "babağğğ kontörüm bittii" demeye utanıyorum yeminlen.
- benim şimdi bi kaç arkadaşım var böyle tek dertleri sevgilileri olan. mihi hihi diye dolaşan seviyorum ben bunları:D hayata bakış açıları mükemmel abi. hatunların sevgilileri olsun yeter. iş miş yalan.. onların için esas olan a.li.x a.vi.en in hangi numara rujunun daha güzel olduğu. hangi allığın daha bronz gösterdiği. bizde durum öylemi. hay mınakym iş bulamadık kaç sene oldu! zaten para da yok! hastalıklar desen yakamızdan ayrılmaz! ölelim olum biz.
- ez.e.le de kıvanç girmiş.. kenan tırtladı o gelince elbet. sökmez heyt dayıyım ben havaları k.enaaağğnn! Behlül varken xD ahauehauhuah
- Televizyon dünyası çokoş denemenizi tavsiye ederim.
- Bir haftadır çikolata yemiorum acıyın bana :'(
- o değil de ben gitsem iyi olcak.
- hadi öptm kib bye
20 Eylül 2010 Pazartesi
19 Eylül 2010 Pazar
Şu ana kadar hiç düşünmemiştim takıntılarım ne kadar çoktur diye. az önce birden aklıma geldi baya bi takıntım var benim... ilk ve en büyük takıntım kesinlikle saçlarım. Nedeni de çok saçım olmayışı aslında. az ve cansız olmasına ve saçıma bu kadar düşkün olmama rağmen her türlü caniliği yaptım ben bu saça. Lise bittiği gibi başladım boyamaya. boya babam boya. üniversiteyi kazandığım anda masmavi oldu saçlar.. tabi bilen bilir siyah saçı maviye döndürmenin ne demek olduğunu. bildiğin saçı öldürmekle eşdeğerdir. ardından renk bozuldukça yeşilimsi bişeyler oldu. sonra içte olan kırmızı sevgisi saçlara vurdu. bundan bir ay öncesine kadar kıpkırmızı saçlarla gayet mutluydum. anncaaakk ta ki başımın tepesindeki kelleşmeyi görene dek. boyanın yanında sürekli düzleştiriciyle bilmemkaçderece sıcaklığı basmak saçı mahvediyor tam anlamıyla. o günden beri siyaha dönmüş dolaşıyordum. iki gündür düzleştirmeyi de bıraktım bildiğin bonusgiller gibiyim kafamı camdan dışarı dahi çıkarmıyorum. ne tür bakım varsa uyguluyorum nolucak bu halim bilmiorum. saçsız kalma korkusu bildiğin sardı.. çok uzattığımın farkındayım xD
Diğer takıntım tabi ki ailem.. onlara inanılmaz derecede bağlı biri olarak kendimi bu konuda psikolojik hasta bile ilan edebilirim. bu konuyu konuşmaya bile tahammülüm yok sanırsam xD
ben böyle işte bi konunun sonunu adam akıllı getiremiyorum xD gideyim ben..
Diğer takıntım tabi ki ailem.. onlara inanılmaz derecede bağlı biri olarak kendimi bu konuda psikolojik hasta bile ilan edebilirim. bu konuyu konuşmaya bile tahammülüm yok sanırsam xD
ben böyle işte bi konunun sonunu adam akıllı getiremiyorum xD gideyim ben..
16 Eylül 2010 Perşembe
Ch.ee.rs Da.rli.n'
Evvet şapkadan eski sevgili çıktı.. Bir dipnot: eski sevgili aylar sonra tekrar dönüyorsa bilin ki nasıl olduğunuzu merak ettiği için değildir. Yavşıcak kız bulamamıştır. Gelir son bir şans der. Yemeyin... Saf olmayın. aşkınızdan ölsenizde inanamayın öyle adama. valla bak! iki gün sonra ağzınıza sıçmaya devam eder.
ha yok benim böyle de ağzıma sıçılıo diosan al anacım dinle beter ol!http://fizy.com/#s/1fcu1c
ha yok benim böyle de ağzıma sıçılıo diosan al anacım dinle beter ol!http://fizy.com/#s/1fcu1c
Kalbim yok artık diye bi klişe vardır ya bende duygularımı bi kenara bıraktım bir süreliğine... Kpss denilen illetin ertelenmesi üzerinden bir buçuk hafta felan geçti sanırım.. 5 aylık yoğun çalışmanın arkasından bu ertelenme haberi tüm motivasyonu da alıp götürmüştü yanında. işte o nedenle de yaklaşık 2 haftadır ne bir kitap açtım ne bir soru çözdüm... Bir de üzerine güzel dersanemizin yine bize kazık atması ve dersaneyi bitirimesi eklenince işler iyice "öleyim ben yea" boyutuna geçti... akşam dank etti.. bunca zaman çalıştım boşa mı gidicek hepsi diye. toparladım ardından kendimi... açtım tüm kitaplarımı döktüm bütün renkli kalemlerimi... her satırın altını çize çize baya bi kaptırmışım kendimi ki toparlandığımda saat gece 3 felandı... dersane de yok bundan sonra.. evde anne baba kardeş gelen giden çokgeninde bu iş olmaz mantığıyla yakında diğer eve gidicem.. kamp bi nevi.. Gerçi memur olmak istiyormuyum? istemiyorum. Kendi işimi kurmak istiyorum belki ama işte herşey tamamen duygusal.. iyisi mi ben gideyim.. yarın dersane son.. birazdan son iki derse gider dönerim..
6 Eylül 2010 Pazartesi
5 Eylül 2010 Pazar
Feysbuktan İnsan Manzaraları
Feysbuk hayatımızı girdiğinden beri çok değişiklikler yaşadık xD bi kere herkesten haberdarız hacı :D onlarca yazı için malzeme çıkabilir burdan..şimdi feysbuk insanlarından bir kaçını inceleyeceğiz xD
Model -1- sevgilim var mutluluktan ölüyorum --- Bu insanın profilinde bir tane bile yalnız fotoğrafı yoktur. Hep sevdiceğiyle yanak yanağa, iç içe sağ üst köşeden çekilmiş eblek suratlı fotoğrafları mevcuttur. -kıskanmıyorum evet- her paylaştığı şarkı her paylaştığı söz sevgilisine itafendir. paylaştığı "gülü soluncaya seni ölünceye dek seveceğim" sözleri eşliğinde sevgilisine olan aşkını haykırmasından fenalık gelmiştir.
Model -2- sürekli profil açıp kapatan kişilik --- Bu insan iki gün feysbuktaysa üç gün hesabını dondurur. arada gider gider gelir.. ne yapmaya çalıştığını anlamak güçtür. ancak bir de şunun böyle bir modeli vardır: bu insan birisiyle çıkmaya başladığı anda profil kapanır sevgiliden ayrılında hopp gelsin feysbuk piliçleri...kaçınız bunlardan xD
Model -3- Fotoğraf manyağı kişilik --- Bu insan ise otu boku koyar feysbukuna.. gittiği yerleri, yediği yemekleri, gördüğü yerleri.. bu insanlara bi şekilde hastayım..sırf feysbuka koyabilmek adına fotoğraf çekilirler.. "kızlarla müthiş istiklal turu" "bebekte üç beş tur" "güzelim haftasonu gezimiz" "ortaya karışık" "ben" gibi isimler verir fotoğraf albümlerine.. bir sürü sevgi pıtırcıkları görürsünüz fotoğraflarda. bu fotoğraflar altındaki yorumlarda harikadır.
a:ah cicim ne kadar eğlendik
b:kıskananlar çatlasın bebişimm
evet çatlıyoruz topluca..
Model -4- Paylaştıkları ile kuull olan kişiler --- bu kişiler çok kuuldur bi kere.. öyle herşeyi paylaşmaz. paylaştımı böyle sosyal sorumluluk mesajları veren şeyler paylaşır. Sanat doludur.
Böyle insanları sevin, onlara şefkat gösterin, ama uzak durmayı da ihmal etmeyin..
Model -1- sevgilim var mutluluktan ölüyorum --- Bu insanın profilinde bir tane bile yalnız fotoğrafı yoktur. Hep sevdiceğiyle yanak yanağa, iç içe sağ üst köşeden çekilmiş eblek suratlı fotoğrafları mevcuttur. -kıskanmıyorum evet- her paylaştığı şarkı her paylaştığı söz sevgilisine itafendir. paylaştığı "gülü soluncaya seni ölünceye dek seveceğim" sözleri eşliğinde sevgilisine olan aşkını haykırmasından fenalık gelmiştir.
Model -2- sürekli profil açıp kapatan kişilik --- Bu insan iki gün feysbuktaysa üç gün hesabını dondurur. arada gider gider gelir.. ne yapmaya çalıştığını anlamak güçtür. ancak bir de şunun böyle bir modeli vardır: bu insan birisiyle çıkmaya başladığı anda profil kapanır sevgiliden ayrılında hopp gelsin feysbuk piliçleri...kaçınız bunlardan xD
Model -3- Fotoğraf manyağı kişilik --- Bu insan ise otu boku koyar feysbukuna.. gittiği yerleri, yediği yemekleri, gördüğü yerleri.. bu insanlara bi şekilde hastayım..sırf feysbuka koyabilmek adına fotoğraf çekilirler.. "kızlarla müthiş istiklal turu" "bebekte üç beş tur" "güzelim haftasonu gezimiz" "ortaya karışık" "ben" gibi isimler verir fotoğraf albümlerine.. bir sürü sevgi pıtırcıkları görürsünüz fotoğraflarda. bu fotoğraflar altındaki yorumlarda harikadır.
a:ah cicim ne kadar eğlendik
b:kıskananlar çatlasın bebişimm
evet çatlıyoruz topluca..
Model -4- Paylaştıkları ile kuull olan kişiler --- bu kişiler çok kuuldur bi kere.. öyle herşeyi paylaşmaz. paylaştımı böyle sosyal sorumluluk mesajları veren şeyler paylaşır. Sanat doludur.
Böyle insanları sevin, onlara şefkat gösterin, ama uzak durmayı da ihmal etmeyin..
2 Eylül 2010 Perşembe
En S*kik Post
Çok canım sıkıldı lan! iki gündür moral bozukluğu diz boyu sikicem böyle hayatı!! mınakoyduklarımın beynini sikiimm!! yeter lan!! yeter!! girmiyom lan kpssye felan!! elin skik kafalıları tarihten ful çekiyo ben 10dan aşşa yanlış yapmıyorum! öküz gibi ezberliyorum inek gibi test çözüyorum yine bi dünya yanlış! yıllarca matematik özürlüyüm diye gezen ben 30 mat yapıyorum. tarih!!!! burda küfür etmek istemiyorum ama lanet olsun hafız! olmuyo ya! girmicem sınava!!!
1 Eylül 2010 Çarşamba
Kötü Gece.. Kötü Zamanlar
uzun zamandır beklediğim bi havaydı.. karanlık.. yağmurlu..
sınıfa girdim.. son haftalar.. "sonbahar geldi " dedi. hep sonbahardı ki bana..
"evet" dedim.. akşamdan kalma sinir bozuklukları ile cam kenarındaki sıramda geçen arabaları, içindeki insanları ve yağan yağmuru izledim.. sakinleştirdi..
"neden durgunsun?" dedi. durgun muydum ki? yoo.. konuşmak istemiyordum sadece. "derse başlayalım mı?" dedi. şansa kimse de gelmemişti sabahki ilk derse. "bilmem"...
yazdı.. çizdi.. anlatmaya çalıştı.. sürekli dışarıda olan gözlerim dersi bıraktığını gördü.. "geçen 3. araba senin olsun" dedi. "üçü sevmem ben 7 olsun" ...uzun süre bekledik.. 7. araba geçemeden diğer öğrencilerde gelince derse başladık.. Anlattı baya.. yani seslerini duydum sadece.. çıkarken "saat 4'te bire-birin var. " çekemem ki ben.. hele ki bugün... hele ki akşam olanlardan sonra.. "başka zaman yapsak. gerçekten hiç havamda değilim"
bişey demedi.. neredeyse akşama kadar oturdum kantinde. eve gitmek en son isteyeceğim şeydi çünkü. çıkışta yakaladı bu kez. "yürüyelim biraz" dedi. yürüdük.. biraz anlattık. biraz akıl verdi.. iyi geldi.. eve biraz daha rahat geldim. hem öğretmen hem konuşabilecek biri olması sanırım iyi bir şey.. sonra mesaj attı.. dedi naber iyiyim dedim senden naber. iyi bende senden naber dedi. güldük. iyi geceler..
28 Ağustos 2010 Cumartesi
Dün hiç tanımadığım biri mesaj atıp ne kadar güzel kareler yakaladığımı söyledi. Şaşırdım. Aslında aynı şehirdenmişiz kim olduğunu feysbuka danıştığımda şehrimizin tanındık bilindik abilerinden biri olduğunu öğrendim. Daha bi sevindim.
sınava bir ay kaldı. bende stres diz boyu. uyku ilacı almadan uyuyamaz oldum... sabah 9 akşam 6 dersanede inekliyorum ancak yetmiyor sanki. bir şey yapamıcakmışım gibi. Temel vatandaşlık ve geometri hariç tüm dersleri hallettim. çok az soru kaçırıyorum ancak geometri berbat. stajyer bi hoca yakaladım tüm gün geometri çalıştırıyorum xD
saçlar simsiyah olduuuuğğğğ...acayip iyi hissediyorum kendimi. Kızılken başka bi güven oluyor elbet ama böylede çok iyi yav..
neyse ben uzun zamandır gelmediğimi farkedince iki kelime edip kaçim demiştim. şimdi kaçsam iyi olcak. hadin çavv..
sınava bir ay kaldı. bende stres diz boyu. uyku ilacı almadan uyuyamaz oldum... sabah 9 akşam 6 dersanede inekliyorum ancak yetmiyor sanki. bir şey yapamıcakmışım gibi. Temel vatandaşlık ve geometri hariç tüm dersleri hallettim. çok az soru kaçırıyorum ancak geometri berbat. stajyer bi hoca yakaladım tüm gün geometri çalıştırıyorum xD
saçlar simsiyah olduuuuğğğğ...acayip iyi hissediyorum kendimi. Kızılken başka bi güven oluyor elbet ama böylede çok iyi yav..
neyse ben uzun zamandır gelmediğimi farkedince iki kelime edip kaçim demiştim. şimdi kaçsam iyi olcak. hadin çavv..
21 Ağustos 2010 Cumartesi
20 Ağustos 2010 Cuma
Zor
Anlamak zor çoğu şeyi..
Tam karşınıza çıkıyor. İşte diyorsun. Aşk'ın vücut bulmuş hali. Ancak bir anda gidiveriyor. Ellerinizin arasından.. Hayat dediğiniz şey ölüm oluveriyor..
Tamam diyorsun.. Doğrular bunlar. Güven’in vücut bulmuş hali.. Ancak en ufak bir yüz ifadesi ile uçup gidiyor.. Doğru dediğiniz yanlış oluveriyor…
Tamam diyorsun.. bu defa yapıcam.. Hırs’ın vücut bulmuş hali… Bu da hayatın küçücük bir sillesine bakıp tepetaklak oluyor.
Tamam yanında kalmayı istiyorum diyor. Vay canına Sadakat’in vücut bulmuş hali.. Zorlamadan yanımda kalmak istiyor… En fazla 3 ay.. Bir bakıyorsun işleri çoğalıveriyor..
Bir anlık aslında herşey.. Bir anlık bir yanılsama. Kayan bir yıldız gibi, kısa süreli bir elektrik çarpması gibi, bir ritm bozukluğu gibi, göz kırpmak gibi.. Bir anda oluyor. Ve iki saniye sonra rüya mıydı gerçek miydi ayırt edemiyorsunuz..
Tam karşınıza çıkıyor. İşte diyorsun. Aşk'ın vücut bulmuş hali. Ancak bir anda gidiveriyor. Ellerinizin arasından.. Hayat dediğiniz şey ölüm oluveriyor..
Tamam diyorsun.. Doğrular bunlar. Güven’in vücut bulmuş hali.. Ancak en ufak bir yüz ifadesi ile uçup gidiyor.. Doğru dediğiniz yanlış oluveriyor…
Tamam diyorsun.. bu defa yapıcam.. Hırs’ın vücut bulmuş hali… Bu da hayatın küçücük bir sillesine bakıp tepetaklak oluyor.
Tamam yanında kalmayı istiyorum diyor. Vay canına Sadakat’in vücut bulmuş hali.. Zorlamadan yanımda kalmak istiyor… En fazla 3 ay.. Bir bakıyorsun işleri çoğalıveriyor..
Bir anlık aslında herşey.. Bir anlık bir yanılsama. Kayan bir yıldız gibi, kısa süreli bir elektrik çarpması gibi, bir ritm bozukluğu gibi, göz kırpmak gibi.. Bir anda oluyor. Ve iki saniye sonra rüya mıydı gerçek miydi ayırt edemiyorsunuz..
5 Ağustos 2010 Perşembe
4 Ağustos 2010 Çarşamba
Can Sıkıntısı
İçimin sıkıntı sınırı çok enteresanmış. Kendimi tanımaya yeni başlamışım belkide..Kabulleniyorum çünkü artık her şeyi.. Değiştirmek için de üzerine gitmiyorum.. "Peki" ... Hani önceden diyordum ya " çok konuşmam ben bikbikbik" Konuşuyordum o zaman.. yani şimdi anlıyorum bunu.. Daha da susmaya başlayınca o zamanlar bayağı şakıdığımı varsayıyorum... Anlatmaya çalışmıyorum kimseye hiçbir şeyi.. "Haklısın" diyorum sadece çoğu cümleye... "Hayrola? Neden bişey demiyorsun?" sorusuna ise cevap belli " bilmem.. Diiicek birşeyim olmadığındandır" İnsanın çoğu olaya dicek bir şeyinin olmaması kötü sanırım.. yani iyi de olsa beni pek enterese etmiyor bu vakitten sonra.. Evet belki çok erken ama umutlar tükeniyor. Ama ben daha kaç yaşındayım ki!!! Lanet olsun!! daha yaşamam gereken bir dünya yıl varken.. Bu umutsuzlukla... Neden!!!
Uyumalıyım en iyisi.. Devrik cümleleri bitirmeden bırakmalıyım..
27 Temmuz 2010 Salı
madde madde maddeeee
- Sıcaktan ölmek üzereyim.
- İstanbul için valizim hazır.
- "Bakşimdi" askere gidiyo diye çok üzülüyorum. Keşke eylüle kadar gitmese...
- Saçlarımı simsiyah yaptım.
- Bu kez pişman değilim. İyi hissediyorum en azından..
- Feysbuktan baya sıkıldım..
- Kredi kartı borcumu ödemem lazım..
- Dersler tam anlamıyla askıda..
- Telefonumun şarjı bitti. Takmaya üşeniyorum..
- Bilgisayarım durup durup kapanıo. çok korkuyorum..
- İstanbul trafiğine girmekten iğreniyorum..
- Şimdi bi pasta olsaydı iyiydi..
- Erkekleri yola getirmek inanılmaz kolay.
- Kızlardan korkucaksın!
- bööğğğğ
- şimdi ben gideyim en iyisi.. sıcaktan yatağa yapıştım.
- hadi öptm kib bye
26 Temmuz 2010 Pazartesi
Sadece Gözünü Kapa ve Dinle
Hava deli gibi sıcakken bi anda yağmur yağdığındaki nem durumu dehşet!
Konser konser geziyorum bu ara ne hikmetse.. Yakında durur bu bünye bu kadar gürültüye..
Perşembe günü İstanbul'a , Cumartesi günü de Edirneye gidiyorum. İlk defa istanbul'a gitmek istemiyorum..
Ercüment adında bi köpeğim oldu xD köpeklerden korkmama rağmen =)
"Bakşimdi" yi seviyorum. öylesine hemde..
Neyse ya amaçsız bi yazı daha.. gideyim dizi izliim ben..
hadi öptm kib bye
18 Temmuz 2010 Pazar
Sevgilim Seni Seviyorum Ben Aslında Biliyor musun?
- Kırmızı renk saçıma yapışmış anladım ben bunu xD Kahverengiye boyadığım halde kızıl olan saçlarıma tapıyorum.
- Eski sevgiliniz ayrıldıktan bir kaç ay sonra mesaj atmaya başlıyorsa sakın yemeyin. Bilin ki çevresinde yavşıcak kız kalmamış size dönmek için uğraş vermekte...
- Kimseye benzemeyen ve aslında olmayan sevgilime mektuplar yazıyorum ben. -içses:aferin iyi bok yiyosun-
- Çok hayır gördük ya sevgililerden..
- aman ya ben bunu yazmak için gelmemiştim aslında gideyim en iyisi
- hadi öptm kib bye
14 Temmuz 2010 Çarşamba
6 Temmuz 2010 Salı
Eski Bir Hırkaa
Eski sevgililerim hakkında konuşmayı sevmem. Biten bittiği yerde kalır benim için. Ama içlerinden biri var ki gerçek yüzünü çok sonra öğrendiğim. Zamanımı süzmenin biriyle geçirmişim.. Acıyorum onunla geçirdiğim zamana.. Acıyorum kendime göremediğim için gerçekleri.. acıyorum ona uzun zaman başka biri gibi davranmaya çalıştığı için.. Ama acıncak halime de gülüp duruyorum.. Davranış bozukluğu böyle bir şey olsa gerek...
5 Temmuz 2010 Pazartesi
Ölümüm Sınavlardan Olsun Gulum..
* selam selam
Koşuşturmacaların arasında kendime vakit ayıramamaktan yakınmaktayım ne zamandır. Şöyle evden çıkmadan bir hafta pijamalarla dolaşmak, kusana kadar film seyretmek istiyorum. Bir süre daha bu hayal olmaktan öteye geçemeyecek sanırım..
Soruları görmek adına girdiğim dik.ey geç.iş. sınavı bildiğin çöküntü etkisi yarattı üzerimde. çok fena panik oldum. Öss'ye girerken bile böyle stres yapmamıştım kendime. Sorular bilindiği üzere kazıktı efenim..Herneyse o kadar matematik çalışmaya karşılık hiç matematik yapamadım gibi bişi.. dgs'de böyle olunca asıl kpss için stres sardı.. bunda yapamadım ya kpss?? Yarından sonra N. ciğimin başından ayrılmamak gerekir. mümkünatı olsa zaten hiç ayrılmasam falan.. oyh..
pazar günü bir de o kazık sınavın ardından istanbul'da yaptık ya başka da bişey demiyorum. hani stres felan diyorum ama fasa fiso xD -yersen- Bi arkadaşın nikahına.. giderken moral bozukluğu felan vardı da dönüş yolunda geberdik gülmekten. sinir bozukluğu ota boka gülmemiz şeklinde kendini gösterdi.. Nikah desen zaten tam komedi. toplu nikah gibi bişey istanbul'da nikah dairesinde nikah kıymak. onbeşer dakika ara ile bir nikah. seri üretim. gelinle damat nikah masasına oturamıyor bile.. evet evet koşş takıya. bende evlenirsem hani olur da bigün. özellikle böyle bi nikah yapıcam. nikah masasının önünden geçerek evet evet diciizz ve nikah memuruda çıkışta atıvericek evlilik cüzdanını.. mis. gelinliğe felanda gerek yok xD
herneyse.. bi de diyorum şu kpss tam sarılmadan bi edirne yapıp gelelim.. sonra başlarız tam olarak çalışmaya-yersen-
neyse en iyisi ben gidiim matematik çalışiimm.
hadi öptm kib bye
Koşuşturmacaların arasında kendime vakit ayıramamaktan yakınmaktayım ne zamandır. Şöyle evden çıkmadan bir hafta pijamalarla dolaşmak, kusana kadar film seyretmek istiyorum. Bir süre daha bu hayal olmaktan öteye geçemeyecek sanırım..
Soruları görmek adına girdiğim dik.ey geç.iş. sınavı bildiğin çöküntü etkisi yarattı üzerimde. çok fena panik oldum. Öss'ye girerken bile böyle stres yapmamıştım kendime. Sorular bilindiği üzere kazıktı efenim..Herneyse o kadar matematik çalışmaya karşılık hiç matematik yapamadım gibi bişi.. dgs'de böyle olunca asıl kpss için stres sardı.. bunda yapamadım ya kpss?? Yarından sonra N. ciğimin başından ayrılmamak gerekir. mümkünatı olsa zaten hiç ayrılmasam falan.. oyh..
pazar günü bir de o kazık sınavın ardından istanbul'da yaptık ya başka da bişey demiyorum. hani stres felan diyorum ama fasa fiso xD -yersen- Bi arkadaşın nikahına.. giderken moral bozukluğu felan vardı da dönüş yolunda geberdik gülmekten. sinir bozukluğu ota boka gülmemiz şeklinde kendini gösterdi.. Nikah desen zaten tam komedi. toplu nikah gibi bişey istanbul'da nikah dairesinde nikah kıymak. onbeşer dakika ara ile bir nikah. seri üretim. gelinle damat nikah masasına oturamıyor bile.. evet evet koşş takıya. bende evlenirsem hani olur da bigün. özellikle böyle bi nikah yapıcam. nikah masasının önünden geçerek evet evet diciizz ve nikah memuruda çıkışta atıvericek evlilik cüzdanını.. mis. gelinliğe felanda gerek yok xD
herneyse.. bi de diyorum şu kpss tam sarılmadan bi edirne yapıp gelelim.. sonra başlarız tam olarak çalışmaya-yersen-
neyse en iyisi ben gidiim matematik çalışiimm.
hadi öptm kib bye
21 Haziran 2010 Pazartesi
Sıkıntı
Bazen kendimi çok fazla sıkmış buluyorum. Farkında olmadan.. Düşünmemeye çok kolay odaklayabiliyorum kendimi.. O an hiçbir şey geçmeyebiliyor zihnimden..işte ben sonsuza dek kendimi o derece soyutlamak istiyorum herşeyden.. İnsanlara birşeyler yansıtmamaya çalışmaktan yoruldum.. "Hasta" kelimesini çıkarmak istiyorum sözlüğümden.. 3 aydır hastanelerde bulunmaktan psikolojim alt üst olmuş durumda çünkü.. Radyoterapideydik.. 13 gündür.. onbeşer dakikalık seanslar.. kurulmuş saat gibi. 15:00'da hastaneye giriş. -3 kata iniş. bekleme odasındaki kanserli hastaları selamlayıp önlüğü giyiş. sıranın gelmesini beklerken 10 günün sonunda artık arkadaş olduğunuz yaşları 35-60 arası hastalar. sıra gelene dek onların yaşadıklarını dinlemek. kemoterapide yaşadıklarını dinlemek.. ameliyatlarını dinlemek.. sıranın gelmesi.. radyoterapi odasında ışın almak. sonrasındaki mide bulantıları. hep gözlerinin içine bakmak. acaba acı çekiyor mu? radyoterapinin son günü.. bekleme odasında bi biz bir de beş gündür denk geldiğimiz Oya Hanım var... hastamız radyoterapi odasından çıkmasını bekliyoruz.. Oya Hanım derin bir nefesin ardından pff sesi ile birlikte hayata gözlerini yumuyor. başı düşüyor..doktorlar koşturuyor. yere uzatıyorlar bir sürü cihaz geliyor müdahele için. ama geri döndüremiyorlar maalesef..Oya Hanım yumurtalık kanseriymiş.. 2 kez ameliyat 30 seans radyoterapi.. 7 kez ise kemoterapi almış. saçları yok. kaşları yok. eli yüzü bembeyaz. ilaçlara ve hastalıklara dayanamıyor...
Artık ölümü düşünmüyorum. Nasıl öleceğimi düşünüyorum sadece..Sadece böyle bi hastalıkla ölmek istemediğimi biliyorum.. istemek pek bişey ifade etmiyor elbette..
20 Haziran 2010 Pazar
19 Haziran 2010 Cumartesi
Sıcakların Getirdikleri
- Şöyle bir fotoğraf karesinde kim bulunmak istemez ki..
- Kış sevmeyen biriyim. Ama yazıda sevmediğime karar verdim şu son günlerde.. nefes alınmaz sıcaklıklar, kronik tansiyon düşüklüğü, su kaybı...
- Otobüslerde kapalı alanlarda sıcaklığın getirmiş olduğu bunaltıcı hava, hoş kokular, gergin insanlar..
- mümkünatı olsa evden çıkmasak felan..
- yarın da babalar günüymüş..
- dersaneden kazık yediğimi hissediyorum.. çokoş hocalarımızın bir kısmı ağustosta askere gidiyorlarmış, tarihçimiz müdürlük makamının getirdiği yoğunlukla derslermizi bırakıp başka hoca vermiş bize. bunu duyunca iyice şarteller attı zaten.. Yarın deneme var büyük ihtimalle dersane ayağı kalkıcak. çünkü en başta senetleri imzalarken böyle anlaşmamıştık!
- Her bayanın ömründe bir kaç kez saçları beline kadar gelmiş sonra bi depresyonun eşiğinde bu saçlar kısalmıştır=) işte benimde saçlarımın başına gelenler bunlar oldu. her ne kadar belimde olmasa da uzun denebilecek saçlarım bi anda kulaklarımın hizasına geliverdi.. bayamaktan mahvolmuştu zaten.. ölmüştü bi nevi.. işte bir ay kadar sonra da siyaha felan dönerim artık kırmızıdan.. -düşüncesi bile içimi acıtmakta ancak yapıcak bişey yok-
- neyse ben bi gayret çıkim babama hediye felan bakim..
- hadi öptm kib bye
16 Haziran 2010 Çarşamba
Balonun hüsranından sonra mezuniyetin harika geçmesi teselli edici..
Şu anki tek hedef sınav..
Bir hafta öncesine kadar okul bahane edip astığım dersane derslerine asılmanın vakti..
Matematikle uğraşmanın vakti..
Törene gelince... bambaşka bi heyecan.. Gurur verici...
Sabahın köründe daha başladık zaten hazırlıklara.. saçlar kıyafet kep cübbe derken kendimi kürsüde konuşmada buluverdim zaten.. sonrasında tebrikler, hediyeler, plaketler, fotoğraflar, sarılışmalar, ağlaşmalar, ayrılmalar...
Şimdiyse güzel ama buruk bi mutluluk var... Rahat olmayan bişeyler var..
Neyse bugün üzerimden tır geçmiş gibiyim.. gidip matematik çalışsam iyi olucak..
hadi öptm kib bye
15 Haziran 2010 Salı
12 Haziran 2010 Cumartesi
8 Haziran 2010 Salı
Neden herşey bu kadar kötü Eddie?
Senin hiç yaşamadığın gün oldu mu?
Ben bugün yaşamamış gibiyim.
Burukluk var çok fena içimde..
Neden böyle Eddie?
Sende mi öylesin?
Evet evet benimde ruhum bunalıyor.
Havalardandır belkide Haziran ayında bu derece kasvetli bi gün..
Neyse Eddie..
Gözlerimi kapayıp başka bi şehirde uyanmak istiyorum..
Yanına gelirim belki ..
Hoşçakal..
7 Haziran 2010 Pazartesi
bok!
5 Haziran 2010 Cumartesi
Cesur Olmamışsam, Zamanı Harcamışsam..
- şu lanet yazıyı bir türlü sola dayayamadım. kitlendi kaymıo sola ortadan ortadan yazıyorum
- okulum bitmek üzere... okurken hocalara oraya buraya küfürler sallayanlar bugün öğrencilikleri bitio die sulatıyorlar. hiç yakışmıo bu tutarsız tavırlar...
- mezuniyet töreni ve balo için hazırlanıp duruyorum. istediğim gibi bişeyler olsun istiyorum. mezuniyet töreni için konuşma hazırlamam istendi. 3kişinin birinci olma ihtimali varmış belki ben olurmuş biride.. oha lan! ne yazıcam ben diye diye iki kelime hazırladım kısa buldu hoca en az on dakika olmalı dedi. oldu dedim başka?
- ilk kez bi moda evine güvenip elbise diktiriyorum rezil gibi olursa hiç şaşırmam. hiç güvenemiyorum burdaki moda evlerine.
- dersane o kadar asıldı ki anlatamam zaten hocalar felanda değişti ayaklanma yakındır.
- şu anda deli gibi yağmur yağıyo allahım sana geliyorum
- neyse evime gitmem lazım hadin
- öptm kib bye
31 Mayıs 2010 Pazartesi
- Finallerden önce son çıkış! evet..
- açıköğretim sınavlarının bi şekilde bana kapak olması sonucu aöf'den posta yiyeceğim sanırım xD
- Açıköğretim geçti fekat şimdi asıl finaller başlıyor. ancak ben ders çalışmak yerine sadece kopya döşüyorum. a kafasız kızam otur çalış ne işin var ama yok! özellikle bu final zamanları içimdeki tüm kitap kalem görme isteği sıfırlanıo. neyse hayatımın son finalleri olucak inşallah.
- ölümüm arıların elinden olucak sonunda. bi kaç ay içinde yaklaşık 7 kez felan şişirdiler oramı buramı. yok yani bişey değil de ısırıldıktan sonraki yüksek ateş hiç çekilmio.
- dersane nasıl iyi gidio anlatamam. kimsecikler kalmadı. bi bizim sınıf. yakında hocalarda bırakır giderse hiç şaşırmam. artık ben de üzerine bir bardak soğuk su ile eylüle kadar sınava çalışırım..
- ayın onüçünde bi istanbul turuna çıkıorum. ama nereye gideceğim felan belirsiz. birisine bıraktım planlamasını. gidicem nereye götürürse oranın tadını çıkaraceğim. ve bi dünya fotoğraf çekip mutlu olaceğim. çokoş xD
- yaz çok pis geldi.
- neyse yav gideyimde biraz çalışayım akşam ilk sınavım.
- hadi öptm kib bye
30 Mayıs 2010 Pazar
Örovizyon yürovizyon eurovision?
Tebrik eder öperiz.
ha bide aym fermın demeden geçemeyeceğim xD
bknz. http://www.youtube.com/watch?v=W1Dtj3F8y7s
28 Mayıs 2010 Cuma
24 Mayıs 2010 Pazartesi
Hayat Denilen Şey..
tilki ,dönüp dolaşıp kürkçü dükkanına dönen
Kürkçü , eskisi gibi bakan bir çift göz belkide...
bakmak, en değerli yeti insanda
değer, güven meselesi
güven, annenin kollarındaki güzel his
güzel, sana göre çirkin olan...
sen?
kimsin?
ne-sin?
Lütfen..
tilki olma bu sefer.. dönme kürkçü dükkanına... eskisi gibi bakmıyor artık hiçbir göz.. eskisi gibi çarpmıyor göğüs kafesindeki kan pıhtısı.. eskisi gibi değil artık hiçbir şey.. sende.. bende..
Kürkçü , eskisi gibi bakan bir çift göz belkide...
bakmak, en değerli yeti insanda
değer, güven meselesi
güven, annenin kollarındaki güzel his
güzel, sana göre çirkin olan...
sen?
kimsin?
ne-sin?
Lütfen..
tilki olma bu sefer.. dönme kürkçü dükkanına... eskisi gibi bakmıyor artık hiçbir göz.. eskisi gibi çarpmıyor göğüs kafesindeki kan pıhtısı.. eskisi gibi değil artık hiçbir şey.. sende.. bende..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






























